Sırça Fanus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sırça Fanus etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21.8.09

incir ağacı


Yaşamımın, öyküdeki yeşil incir ağacı gibi önümde dallanıp budaklandığını görüyorum.

Her dalın ucunda tombul, mor bir incir gibi eşsiz bir gelecek beni çağırıyor, göz kırpıyordu. İncirlerden biri, bir eş, mutlu bir yuva ve çocuklardı. Bir başkası, ünlü bir ozan, öteki parlak bir profesör, biri şaşırtıcı editör Ee
Gee, öbürü Avrupa, Afrika ve Güney Amerika, biri Constantin, Socrates, Attila ve garip adları değişik meslekleri olan daha bir yığın aşık, bir başkasıysa Olimpiyat takım şampiyonu bir kadındı. Bu incirlerin üzerinde ve ötesinde, ne olduklarını pek çıkaramadığım bir sürü incir daha vardı.

Kendimi dalların çatallandığı noktada otururken görüyordum. Ve incirlerden hangisini seçeceğime bir türlü karar veremediğim için açlıktan ölüyordum. Hepsini ayrı ayrı istiyordum incirlerin, ama birini seçmek ötekilerin hepsini kaybetmek demekti. Ve ben orada karar veremeden otururken incirler buruşup kararmaya başlıyor ve birer birer toprağa, ayaklarımın dibine düşüyorlardı.


22.1.08

Karşıt İki Uç


"hatırlıyor musun," dedim, "hani bir gece tiyatrodan sonra birlikte otostopla okula dönmüştük?"
"hatırlıyorum."
"hani bana en çok kentin içinde mi yoksa dışında mı yaşamak istediğimi sormuştun."
"sen ne demiştin ki..."
"ben de demiştim ki kentin hem içinde hem de dışında yaşamak isterim."
buddy başını salladı.

ani bir şiddetle, "sen de," diye devam ettim, "gülmüştün ve bu sorunun o hafta psikoloji dersinde gördüğünüz bir ankette bulunduğunu ve benim gerçek bir nörotikin yapısında sahip olduğumu söylemiştin.

buddy'nin gülümsemesi donuklaştı.
"haklıydın da. ben gerçekten nörotikim. ne kentin içinde ne de dışında yerleşebilirim."
buddy yardım etmek istercesine, "ikisinin ortasında yaşayabilirsin," diye önerdi. "o zaman bazen kente bazen de kıra gidebilirsin."
"peki bunun nörotik olmakla ne alakası var?"

buddy sorumu yanıtlamadı.
"evet?" dedim sertçe. ruh hastalarının suyuna gitmek yararsız diye düşünüyordum, onlar için en kötü şeydir bu, büsbütün çileden çıkarlar.
"hiç," dedi buddy. sesi soluk ve durgundu.
"nörotik ha!" hakaret dolu bir kahkaha attım. "eğer iki karşıt şeyi aynı anda istemek nörotiklikse ben tepeden tırnağa nörotikim. yaşamımın geri kalan kısmını karşıt şeylerin birinden öbürüne uçmakla geçireceğim."

buddy elini elimin üstüne koydu.
"bırak ben de seninle uçayım."