J.R.R. Tolkien etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
J.R.R. Tolkien etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
20.7.12
Ağaçsakal
"Elbette dostlarım," dedi yavaş yavaş, "kendi nihayetimize gidiyor olmamız da muhtemeldir. Entlerin son resmi geçidi. Lâkin eğer evlerimizde oturup hiçbir şey yapmasaydık sonumuz zaten yakamıza yapışacaktı, eninde sonunda. Bu fikir uzun zamandır gönüllerimizde inkişaf ediyordu; işte o yüzden yürüyüşe başladık. Bu ani bir niyet değildi. Şimdi, en azından, entlerin son resmi geçitleri hakkı için bir şarkı yakmaya değer. Ah, " diye iç geçirdi, "göçmeden önce başka bir ahaliye yardımımız dokunabilir. Yine de, enthanımlarla ilgili şarkıların doğru çıkmasını temenni ederdim. Hakikaten, gönülden görmek isterdim Fimbrethil'i bir kez daha. Lâkin işte dostlarım, şarkılar da tıpkı ağaçlar gibi vakti gelince ve usullerince meyvalarını veriyorlar: Ve bazen de vakitsiz kuruyorlar."
19.11.10
numenor'un çöküşü
ar-pharazôn'un donanması denizin derinliklerinden gelip, avallôné ile eresséa adacığının etrafını kuşattı; eldar yasa boğuldu, çünkü numenoreanların yarattığı bulut batmakta olan güneşin ışığını kesmişti. ve sonunda ar-pharazôn, kutlu ülke'ye aman'a ve valinor kıyılarına kadar geldi; her taraf hala sessizdi ve hükümleri pamuk ipliğine bağlıydı. çünkü ar-pharazôn nihayet duraksadı ve arkasına döndü. o çıt çıkmayan sahillere bakıp, taniquetil'in, kardan beyaz, ölümden soğuk, sessiz, sabit ve iluvatar'ın ışığının gölgesi gibi müthiş bir şekilde parladığını gördüğünde yüreğine bir şüphe düştü. ama artık kibrinin kölesiydi ve sonunda gemisinden inip, eğer bu topraklar için gelip de savaşan çıkmazsa, kendisinin olacağını söyleyerek, uzun adımlarla sahilde dolaştı. ve numenorean ordusu, tüm eldar'ın bırakıp kaçtığı tuna çevresine karargahını kurdu.bunun üzerine manwé, iluvatar'ı çağırdı, çünkü o dönemde valar, arda'nın hakimiyetinden vazgeçmişlerdi. iluvatar gücünü gösterip dünyanın şeklini değiştirdi ve numenor ile ölümsüz topraklar arasında derin bir yarık açtı; sular bu yarığa dolarken, oluşan şelalelerin sesi ve dumanı göğe yükseldi ve dünya sarsıldı. numenoreanların donanması uçuruma yuvarlandı ve gemiler batıp sonsuzu dek suyun altında kaldılar. ama aman'a ayak basmış olan kral ar-pharazôn ve fani savaşçıları, yıkılan tepelerin altına gömüldüler. son muharebe'ye ve hüküm günü'ne kadar, o tepelerin altındaki unutulanların mağarası'nda hapsoldukları söylenir.
böylece, sonraki zamanlarda insanların krallarının bütün gemi yolculuklarından ve bilimden ya da yıldız ilminden öğrendikleri şey, dünyanın gerçekten yuvarlak yapılmış olduğuydu, yine de, eldar'ın yola çıkıp, eğer yapabilirse, kadim batı'ya ve avalloné'ye gelmesine izin veriliyordu. bu yüzden insanların alimleri, mutlaka bir dümdüz yol olması gerektiğini söylüyorlardı, çünkü onlara bu yolu bulma izni verilmişti. ve yeni dünya küçülürken, onlar bunu öğrettiler, eski yol ve batı'nın anılarının patikası, havadan ve nefeslerden geçen, görünmeyen, güçlü bir köprü varmışçasına hala uzanıyordu (şimdi tıpkı dünya gibi bu yol da kıvrımlıydı) ve yardım almayan fanilerin ayakta kalamayacakları ilmen'den geçip, tol eresséa'ya, yalnız ada'ya varıyor ve belki de onun ötesine, hala valar'ın yaşadıkları ve dünyanın öyküsünün gelişimini izledikleri valinor'a kadar gidiyordu. ve denizin kıyıları boyunca, belki kaderleri, belki ve valar'ın lütfu veya yardımıyla dümdüz yola giden ve altlarında batmış olan dünyanın yüzünü gören ve böylece lambaların aydınlattığı avalloné rıhtımlarına ulaşan ya da gerçekten aman hududundaki en son kumsallara varıp, orada ölmeden evvel, hem korkutucu hem de güzel olan beyaz dağ'dan etrafa bakan denizcilere ve ümitsiz adamlara dair hikayeler ve söylentiler dolaşıp durdu.27.6.10
Yolgezer
Sam, o gece, hafızasında yaşamının en önemli olaylarından biri olarak kaldığı halde, neler hissettiğini hiçbir zaman ne kelimelerle anlatabildi ne de kendi kendine net olarak hayalinde canlandırabildi. En fazla şöyle diyebiliyordu: “Yani efendim, öyle elma yetiştirsem bahçıvanın hası sayardım kendimi. Ama asıl içime işleyen şarkılarıydı, bilmem anlatabildim mi.”
.
.
“Aynı zamanda şöyle de derler,” diye cevapladı Frodo: Akıl danışmaya elflere gitme; hem evet hem hayır derler.
“Gerçekten öyle mi derler?” diye güldü Gildor. “Elfler iyice düşünmeden nasihat vermez pek; çünkü nasihat, bir bilgeden bir bilgeye verilecek olsa dahi tehlikeli bir armağandır ve her yol kötüye çıkabilir. Fakat ne bekliyordun ki? Bana kendine dair her şeyi anlatmadın; bu durumda ben senden daha iyi bir seçimi nasıl yapabilirim?”
.
.
“Uzun bir yol, karanlığa doğru giden bir yol tutacağımızı biliyorum, ama yüzgeri edemeyeceğimizi de biliyorum. Artık elfleri veya ejderhaları veya dağları görmek değil derdim –ne istediğimi tam olarak bilemiyorum: Fakat her şey bitmeden önce benim yapacağım bir şey var ve her neyse o iş, Shire’da değil, ileride bekliyor. Bunu yapıp bitirmem gerek beyim, bilmem anlatabildim mi.”
.
.
Hey! Hey! Hey! Gidiyorum işte şişeye
Kalbimi avutup derdimi gömmeye.
Yağsın yağmur, essin rüzgar
Gidilecek daha çok yol var,
Ama önce uzanıp ulu bir ağacın altına
Geçsin diye yol vereceğim bulutlara.
.
.
“Aynı zamanda şöyle de derler,” diye cevapladı Frodo: Akıl danışmaya elflere gitme; hem evet hem hayır derler.
“Gerçekten öyle mi derler?” diye güldü Gildor. “Elfler iyice düşünmeden nasihat vermez pek; çünkü nasihat, bir bilgeden bir bilgeye verilecek olsa dahi tehlikeli bir armağandır ve her yol kötüye çıkabilir. Fakat ne bekliyordun ki? Bana kendine dair her şeyi anlatmadın; bu durumda ben senden daha iyi bir seçimi nasıl yapabilirim?”
.
.
“Uzun bir yol, karanlığa doğru giden bir yol tutacağımızı biliyorum, ama yüzgeri edemeyeceğimizi de biliyorum. Artık elfleri veya ejderhaları veya dağları görmek değil derdim –ne istediğimi tam olarak bilemiyorum: Fakat her şey bitmeden önce benim yapacağım bir şey var ve her neyse o iş, Shire’da değil, ileride bekliyor. Bunu yapıp bitirmem gerek beyim, bilmem anlatabildim mi.”
.
.
Hey! Hey! Hey! Gidiyorum işte şişeye
Kalbimi avutup derdimi gömmeye.
Yağsın yağmur, essin rüzgar
Gidilecek daha çok yol var,
Ama önce uzanıp ulu bir ağacın altına
Geçsin diye yol vereceğim bulutlara.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)